Bu işe çırak olarak başladım. O günden bugüne değişen çok şey oldu: sigortalar buşondan otomata döndü, kaçak akım rölesi standart hale geldi, aydınlatma LED’e geçti, panolara PLC girdi. Değişmeyen tek şey, iyi işin ölçerek yapılan iş olduğu.
Otuz yılı aşan sürede yalnızca daire tesisatı çekmedim. Yurt içinde ve yurt dışında şantiyelerde, tesislerde, fabrikalarda çalıştım. Okul, yurt, otel, villa ve mağaza projelerinde elektrik işlerini yürüttüm; otoyol ve tünel aydınlatmasında, iş makinelerinin elektrik ve otomasyon işlerinde saha deneyimi edindim.
Bu çeşitliliğin somut karşılığı şu: pano kapağı açıldığında neye bakılacağını bilmek. Bir evde sigortanın neden attığı ile bir tesiste motorun neden termikten açtığı farklı konular gibi görünür; aslında ikisi de aynı disiplini ister. Önce ölç, sonra söyle, sonra yap.
Nasıl çalışıyorum
Telefonda konuşmayı önemsiyorum. Birkaç soruyla arızanın ne olabileceğini daraltırız; bazen sorun telefonda çözülür, o zaman gelmeye gerek kalmaz ve kimse boşuna para ödemez. Gelmek gerekiyorsa saat aralığı veririm ve o aralığa uyarım; gecikeceksem önceden haber veririm.
Fiyatı işe başlamadan söylerim. Tespit bittiğinde ne yapılacağını ve ne tutacağını anlatırım, onay almadan alete dokunmam. Sonradan büyüyen iş kalemi sevmediğim bir şeydir; baştan konuşmak ikimizin de işine gelir.
İşi teslim ederken hattı ölçer, kaçak akım rölesini test eder, panoyu etiketlerim. Altı ay sonra bir sorun olduğunda hangi otomatın neye gittiğini bilmeniz, benim açımdan işin bir parçası.
Neye "hayır" derim
Sürekli atıyor diye kaçak akım rölesini devre dışı bırakmam. Kablonun taşıyamayacağı amperde sigorta takmam. Güvenlik devrelerini kolaylık olsun diye köprülemem. Bunlar tartışmaya açık konular değil; sebebi bulunur, koruma kaldırılmaz.